27 Ağu 2010

NATO ordularının yeni dizaynı

NATO üyesi ülkelerin ordularının yeni bir düzenlemeye gitmesi için gereken adımlar atılmaya başlandı. Görüldüğü kadarıyla orduların, Kasım ayında yapılacak olan NATO Lizbon Zirvesi’nin alacağı kararlara uygun hâle getirilmesi için gerekli yasal düzenlemelere başlanacak. Bilindiği gibi 28 NATO üyesi ülkenin 23’ü ordularının »profesyonelleştirilmesi« için kararlar almış durumdalar.

25 Ağu 2010

Mesele »vicdansızlık« değil, çıkar çatışmasıdır

Referandum süreci kısaldıkca egemen cephenin çeşitli kesimleri Kürt hareketine yönlik ideolojik-politik saldırganlıklarını artırıyorlar. Kimi dostum bana son günlerdeki haber ve yorumları okuduklarında, »nasıl olurda, aklı başında bunca insan böylesi vicdansız açıklama veya yorumlar yaparlar« diye hayıflandıklarını söylüyor. Ben ise onlara meselenin »vicdansızlık« değil, tamamiyle çıkar çatışması olduğunu söylüyorum.

20 Ağu 2010

AB’nde radikal fişleme

Ne zamandır vurgularım, bu gidişle Türkiye Avrupalılaşmayacak, Avrupa Türkiyelişecek diye. Nitekim Avrupa Birliği’nin neoliberal dönüşümü, demokratik hakların giderek daha çok budanması ve militaristleştirilmesi bu söylemimi kanıtlar düzeyde. AB’nin nasıl bir dönüşüm içerisinde olduğu ve Avrupa toplumlarının, yavaş yavaş ısınan suda kalan kurbağa gibi, nasıl dönüşümleri kabullenmeye alıştırıldıklarına dair sayısız örnekleri her gün incelemek olanaklı.

13 Ağu 2010

Likidasyon hukuku!

12 Ağustos 2010 günkü Frankfurter Allgemeine Zeitung’da yayımlanan bir makale hayli ilginç. Makalenin yazarı Ulf Haeussler, NATO’nun Norfolk’daki Allied Command Transformation biriminde hukuk danışmanı. Makalede ele aldığı konu ise »hedefli likidasyon«, yani Türkçe’si ile yargısız infaz.

Gates, Buffet & Co.

Almanca’da bir deyiş var: »Tanrı küçük günahları hemen cezalandırır« diye. Durumuma cuk oturdu doğrusu. Tatil bitiyor hergamesinde oraya-buraya giderken, geçen haftaki köşemi yazamadım. Okurun affına sığınarak, biraz »bayatlamış« bir konuya değinmek istiyorum.

31 Tem 2010

Pogrom

»Pogrom« Rusça bir kelime ve kargaşa, yakıp-yıkma, tahrip etme biçiminde Türkçe’ye çevrilebilir. Aslında 19. ve 20. Yüzyıl Rusya’sındaki Yahudi Pogrom’larına dayandırılsa da, Avrupa’da genellikle dinî ve etnik azınlıklara veya halkın bir kesimine karşı örgütlü, yağmalar, yakıp-yıkmalar ve cinayetlerle sonuçlanan linç olaylarını tanımlamak için kullanılır.

24 Tem 2010

Entelijensiya mı, nomenklatura mı?

Türkiye’de sürdürülen anayasa tartışmalarını izlerken, özellikle başta Taraf gazetesi olmak üzere »bu anayasa değişikliği ile askerî vesayet kalkacak« görüşünü yaygınlaştırmak isteyenlerin argümanlarını okurken, ister istemez »insan aklına böylesine hakaret reva mı?« sorusu kafama takılıyor. Argümanları sıralayanların entellektüel birikimine baktığımda ise, yeni moda deyimle »dumura uğruyorum«.