Son haftaların gelişmeleri, içeride mutabakat
sağlayan ve dışarıda mutabakat yenileyen AKP rejiminin Suriye’deki
maceraperestliğinin arka planı bir kez daha »hiç bir şeyin göründüğü gibi
olmadığını« kanıtlıyor. Bu arka planı görebilmek için, salt görüngülere ve
söylemlere dayanan analizlerden daha fazlası gereklidir. Kaldı ki böylesi
analizler, gerçek resmi görmemizi engelleyeceği kadar, mücadelenin yönünü
şaşırtabilir.
26 Ağu 2016
19 Ağu 2016
Akıllanmıyorlar!
Burjuvazi ve siyasî temsilcileri
sahiden çok tutarlılar. Tüm gerçekleri gözlerine soksanız da akıllanmıyorlar!
Bu gidişle akıllanmayacaklar da, ta ki ezilen ve sömürülen sınıflar onlara
dünyanın kaç bucak olduğunu gösterene dek. Kelle koltukta haber peşinde
koşanlara, gerçekleri gün yüzüne çıkarmak için yaşamlarını ortaya koyanlara,
bombalamalarla, yargısız infazlarla boyun eğdirilemeyen özgür basın
emekçilerine, aynı yöntemleri tekrar tekrar deneseniz de, diz
çöktüremeyeceğinizi ne zaman anlayacaksınız? Özgür Gündem’i kapatarak, güneşi
balçıkla sıvayacağınızı zannediyorsanız, avucunuzu yalarsınız!
5 Ağu 2016
F. Almanya ve Gülen hareketi
15 Temmuz darbe girişiminin
ardından Gülen hareketi »baş terörist« ilân edildi. Aslına bakılırsa bu şekilde
komünistlerin, sosyalistlerin ve diğer bir çok kesimin yıllardan beri Gülen
hareketi hakkında söyledikleri, araştırmacı yazarların yazdıkları resmen teyit
edilmiş oldu. Ancak aradaki fark, resmi ağızların »kandırıldık« söylemiyle bu
faşist-ırkçı-tetikçi hareketin ender rastlanan bir cinai enerji ile
örgütlenmesindeki sorumluluğu gizleme çabasıdır. Devlet kurumlarının ve
egemenlerin oluru olmadan böylesine yaygın bir örgütlenme ağı olanaksız olurdu.
2 Ağu 2016
»Ankara’nın beşinci kolu«
Avrupa’daki burjuva medyasının
baş gündemi Türkiye olmaya devam ediyor. 15 Temmuz darbe girişiminden ve
ardından başlatılan süreçten bu yana istisnasız tüm medya araçları Türkiye’deki
gelişmeleri sürekli manşetten vermekte, okur yorumlarını genişçe yayımlamakta
ve özellikle internette dikkat çeken analizleri sayfalarına taşımaktalar. Temel
tandansın Türkiye’deki otoriter uygulamalardan duyulan derin kaygılar olduğu ve
kamuoyu algısına bu şekilde »uzak durulması gereken bir Türkiye« resminin
yerleştirildiği söylenebilir.
30 Tem 2016
NATO’da çatlak mı var?
Savaş aygıtı NATO’nun, ittifakın
ikinci büyük ordusuna sahip üyesi olan ve AB ile stratejik işbirliğini devam
ettiren Türkiye’de gerçekleşen darbe girişimi ve ardından tüm şiddeti ile
başlatılan kontrdarbeyi salt ülkenin iç dinamikleri ve iktidar mücadelesi ile
açıklamaya çalışmak, naif bir çaba olur. 15 Temmuz’u ve ardıl sürecini 2013’de
Katar’daki yönetim değişikliği ve Mısır’daki Sisi darbesi ile bağlantılı olarak
ele aldığımızda, gelişmelerin asıl arka planını daha iyi görebiliriz.
23 Tem 2016
Olağanüstü olağan hâl
Alman barış hareketinin
emektarlarından Werner Ruf hoca hep derdi: »Her olumsuzluğun içinde olumlu bir
yan bulunur« diye. Sahiden de, Türkiye’deki darbe girişimi ve ardından
açıklanan OHAL uygulaması bir çok şeyi göstermeye yardımcı oldu. En başta
Avrupa’daki burjuva medyasının, o »kaliteli gazeteciliğinin« aslında
dezenformatif amaçlara hizmet eden, manipülatif, sermaye çıkarlarını kollayan,
ikiyüzlü, egemenlerin açıklamalarını sorgulamadan haber yapan ucuz gazetecilikten
ibaret olduğunu ortaya çıkardı – elbette görene.
17 Tem 2016
Darbe girişimi: »acemice« mi, »Erdoğan için« mi?
Türkiye’deki karışık bir
geceyi aydınlatma denemesi
Türkiye’de 15 Temmuz’u 16 Temmuz 2016’ya
bağlayan gece olağanüstü, kafa karıştırıcı ve ürkütücüydü. Sorumluları »Yurtta
Sulh Konseyi« adını kullanan darbeci generallerdi. 260’dan fazla insanın
yaşamına mal olan darbe girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı ve basitçe,
sadece Türkiye’ye bakarak yanıtlanamayacak bir takım sorulara neden oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)