Bugünlerde Kürt basınında Federal
Parlamento Seçimleri üzerine çokça ilginç »analiz« okumak olanaklı. Özellikle
Sol Parti ve Kürtler bağlamında yapılan bazı değerlendirmeler var ki, evlere
şenlik. Sol Parti üyesi bir köşe yazarı olarak bunlara değinmezsek, fena halde
ayıp olacak.
27 Eyl 2013
23 Eyl 2013
Refah şovenizminin zaferi
Almanya yeni parlamentosunu seçti ve partiler
yelpazesini tarihsel bir sarsıntıyla yeniden kardı. Şansölye Merkel görevine
devam edecek, ama Federal Parlamentonun kurulduğu günden bu yana her zaman
hükümet ortağı olan liberal FDP’nin tarihin sayfalarına gömülmek üzere
olmasından dolayı kendisine yeni bir ortak seçmek zorunda kalacak. Bu sefer
olmasa da, önümüzdeki dönemde FDP’nin rolünü üstlenmeye aday yeni parti, sağ
popülist »Almanya için Alternatif« (AfD) olacak gibi. AfD parlamentoya
giremedi, ama varlığıyla CDU ve CSU’nun daha da sağa kaymasına neden olacak.
20 Eyl 2013
Yarın seçim var
Yarın Almanya’da Federal Parlamento
Seçimleri yapılacak. Seçimler sadece Almanya’nın değil, aynı zamanda AB’nin geleceği için de
büyük önem taşıyor. Çünkü Almanya sadece kapitalist dünyanın en önemli merkez
ülkelerinden birisi değil, aynı zamanda AB’nin de »patronu« konumunda.
7 Eyl 2013
Varşova’nın anımsattığı
Rosa Luxemburg Vakfı’nın çalışanları olarak yıllık
toplantılarımızdan birisini Varşova’da yaptık. Bu vesile ile hem Rosa
Luxemburg’un izlerini görme, hem de kentin acılı tarihini öğrenme fırsatını
bulduk. Rosa’nın yaşamı hakkında bir hayli yeni detay öğrenebildik. Ancak beni
en çok etkilen Varşova’nın 20. Yüzyıl’daki tarihi oldu.
30 Ağu 2013
İktidarlaşmanın kolaycılığı üzerine
Kapitalist dünyanın merkez ülkelerindeki
insanların televizyon başında film seyreder gibi, Suriye’deki iç savaşı,
Ortadoğu’da her gün yok edilen binlerce yaşamı, felaketleri ve trajedileri
kayıtsızca izledikleri; »kahrolsun emperyalizm« diye bağırmayı siyaset yapmak
sanan, ama kapısının önündeki çöp tenekesinin rengini dahi belirleyebilecek
siyasî etkinlikten uzak olanların »savaş karşıtlığını« salt 1 Eylül geldiğinde
hatırladıkları bu günlerde, savaş stratejileri ve nedenleri üzerine yazmaya
insanın eli varmıyor doğrusu.
23 Ağu 2013
Deniz Kızı ve »paradoksal görüngüsellik«
Ya da; bir homoseksüelin
trajik aşk hikâyesi
Karl Marx ünlü eseri Das Kapital’de, »Şeylerin
görünen biçimi ile özü doğrudan çakışsaydı, her türlü bilim gereksiz olurdu«
der. (Marx, Kapital 2. Cilt, Sol Yayınları) 23 Ağustos 1913’de Kopenhag
limanına konulan »Küçük Deniz Kızı« heykelinin hikâyesi de Marx’ı teyid ediyor.
Mısır’da restorasyon dönemi
Mısır ile ilgili tartışmalarda fazlasıyla kafa
karışıklığı hakim. Bu, dünya çapında sol cenah için de geçerli. Halbuki
Mısır’daki aktörleri burjuva demokrasilerinin en temel değerleri çerçevesinde
ve küresel siyasetler bağlamında değerlendirmek, analiz yapmayı
kolaylaştıracak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)