16 Eyl 2016

Sağ popülizmin gösterdiği gerçek

Yarın Berlin’de Senato seçimleri yapılacak. Eyalet-Kent Berlin’deki seçim sonuçları önümüzdeki haftanın siyasî tartışmalarını belirleyecek. Irkçı AFD partisinin Berlin Senatosu’na girmesi (tahminler yüzde 15 civarında oy oranı öngörüyor), önceki seçimlerden sonra olduğu gibi burjuva medyasının Merkel’in mülteci politikasını ve F. Hükümetin çizgisini yeterince »Alman« olmadığı için eleştirmesine, AfD seçmenlerinin aslında haklı olduklarını ve korkularının ciddiye alınmasını vurgulamasına gerekçe olacak. Sol cenahta ise hükümet ortağı olunup-olunması tartışmaları yeniden alevlenecek. Kısacası, »aynı tas, aynı hamam« devam edecek.

11 Eyl 2016

Avrupa’nın siyasî haritası değişiyor mu?

Can Dündar son yazısında Avrupa ile ilgili bazı kehanetlerde bulunmuş: F. Almanya’daki son eyalet parlamentosu seçiminde AfD denilen ırkçı partinin aldığı yüksek oya bakarak, »21. Yüzyıl’ın ›Manifesto‹su şöyle başlayacak: ›Avrupa’nın başında bir hayalet dolaşıyor: Faşizm hayaleti...‹« tespitinde bulunarak, Suriye’nin Avrupa’nın siyasî haritasını değiştirdiğini ileri sürüyor. Bu liberal bakış açısı hayli yaygın olduğundan, Dündar’ın iddiaları irdelenmeye değer.

2 Eyl 2016

F. Alman emperyalizminin »sempatisi«

Türkiye aylardan beri F. Alman medyasının gündeminden düşmüyor. Yaklaşımların hayli çelişkili olduğu da gözden kaçmıyor. Çünkü F. Alman burjuva medyası ve politikacılar AKP rejimine, ama bilhassa Erdoğan’a son derece eleştirel yaklaşırlarken, F. Hükümet gerek pratiğiyle, gerekse de söylemleriyle »silah kardeşinin« yanında olduğunu gösteriyor. Aslında bu çelişki gibi görünen, bir çelişki değil, F. Alman emperyalizminin devlet aklının ifadesidir.

26 Ağu 2016

Maceraperestin sonu iyi olmaz!

 Son haftaların gelişmeleri, içeride mutabakat sağlayan ve dışarıda mutabakat yenileyen AKP rejiminin Suriye’deki maceraperestliğinin arka planı bir kez daha »hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını« kanıtlıyor. Bu arka planı görebilmek için, salt görüngülere ve söylemlere dayanan analizlerden daha fazlası gereklidir. Kaldı ki böylesi analizler, gerçek resmi görmemizi engelleyeceği kadar, mücadelenin yönünü şaşırtabilir.

19 Ağu 2016

Akıllanmıyorlar!

Burjuvazi ve siyasî temsilcileri sahiden çok tutarlılar. Tüm gerçekleri gözlerine soksanız da akıllanmıyorlar! Bu gidişle akıllanmayacaklar da, ta ki ezilen ve sömürülen sınıflar onlara dünyanın kaç bucak olduğunu gösterene dek. Kelle koltukta haber peşinde koşanlara, gerçekleri gün yüzüne çıkarmak için yaşamlarını ortaya koyanlara, bombalamalarla, yargısız infazlarla boyun eğdirilemeyen özgür basın emekçilerine, aynı yöntemleri tekrar tekrar deneseniz de, diz çöktüremeyeceğinizi ne zaman anlayacaksınız? Özgür Gündem’i kapatarak, güneşi balçıkla sıvayacağınızı zannediyorsanız, avucunuzu yalarsınız!

5 Ağu 2016

F. Almanya ve Gülen hareketi

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Gülen hareketi »baş terörist« ilân edildi. Aslına bakılırsa bu şekilde komünistlerin, sosyalistlerin ve diğer bir çok kesimin yıllardan beri Gülen hareketi hakkında söyledikleri, araştırmacı yazarların yazdıkları resmen teyit edilmiş oldu. Ancak aradaki fark, resmi ağızların »kandırıldık« söylemiyle bu faşist-ırkçı-tetikçi hareketin ender rastlanan bir cinai enerji ile örgütlenmesindeki sorumluluğu gizleme çabasıdır. Devlet kurumlarının ve egemenlerin oluru olmadan böylesine yaygın bir örgütlenme ağı olanaksız olurdu.

2 Ağu 2016

»Ankara’nın beşinci kolu«

Avrupa’daki burjuva medyasının baş gündemi Türkiye olmaya devam ediyor. 15 Temmuz darbe girişiminden ve ardından başlatılan süreçten bu yana istisnasız tüm medya araçları Türkiye’deki gelişmeleri sürekli manşetten vermekte, okur yorumlarını genişçe yayımlamakta ve özellikle internette dikkat çeken analizleri sayfalarına taşımaktalar. Temel tandansın Türkiye’deki otoriter uygulamalardan duyulan derin kaygılar olduğu ve kamuoyu algısına bu şekilde »uzak durulması gereken bir Türkiye« resminin yerleştirildiği söylenebilir.